• 28/10/2008 - İşte böyle...
Evimde oturduğum yıllar içinde,ev işleri ya da komşu gezmeleri beni pek açmadığından önüme gelen kursa katılmayı görev bildim hep.Merak ettiğim,zaman bulamadığım bir çok şeyi öğrendim böylece.Hem evimde kendi dünyamda kitaplarım ya da bilgisayarımla,hem de bu kurslar sayesinde bir çok konuda bilgi,fikir sahibi oldum.En zevk aldığım konu kendimi bildim bileli,doğal tedaviler,mistizizm,meditasyon oldu,bu konular öyle çok düşündürüyordu ki beni ve öyle zevkli idi ki benim için,hala yıllar geçmesine rağmen ilgim azalmadı.Bir derya gibi bu konular,anladığını zannettiğin,buldum dediğin her zamanda,yeni bir kapı açılır önünde ve sen o kapıdan bir an önce geçip bir basamak daha tırmanmaya hazır,şevkle başlarsın yeniden.Şimdi hayat fazla zamanımı alıyor ve ben eskisi kadar ilgilenemiyorum kitaplarımla,okumaya,anlamaya çalıştığımda zihnimde bir duvar fark ediyorum,kendimi kitabın ya da bilgisayarda isem incelediğim konunun çok dışında bambaşka şeyler düşünürken buluyorum.Geçecek demekten başka bir şey gelmiyor elimden,Geçecek. Evimin yakınlarında bir kurs olduğunu keşfedince ‘’hadi bakalım sevil hanım’’dedim kendime,bir yerlerden başla yine,gittim.Küçücük,minicik ama bir o kadar da sevimli bir bina,bahar evleri demişler adına,pek te yakışmış.O var,bu var,şu var,daha çok elişi ağırlıklı her zaman olduğu gibi.Elişi kursları pek tutulur benim yurdumda,kadınlarımız kendilerine sadece bunların gerektiğini kabul etmiş nedense.İngilizce öğrenmek istiyordum epeydir,var olduğunu görünce pek sevindim,bir de resim,geçen sene bir başka kursa kayıt olmuştum resim konusunda ama gitmemiştim sonra,bir okulun açtığı bir kurstu ve amaç bir şeyler öğretmek değil,para toplamaktı,paramı onlara bıraktım ama gitmedim.Bir masanın etrafında 21 kişi resim defterlerimiz sığmazken öğrenmek mümkün değildi çünkü ve hevesim kursağımda kalmış bir şekilde vazgeçmiştim.Burada belli bir ücret te yoktu,yine aynı şey mi acep diye huzursuz girdim kapısından ve ne gördüm biliyormusunuz,gayet ferah bir salon,neşeli bir öğretmen ve keyifli kursiyerler,çok sevindim,bu arada daha da önemli bir şey gördü gözlerim inanamayarak,kursta erkekler de vardı.inanabiliyormusunuz,ben önce inanamadım,şaşkın şaşkın baktım onlara resimlerine bakar gibi yapıp şaşkınlığımı gizledim,başka amaçlarla gelmiş olabileceklerini düşündüm(ne ayıp)ama ilk bir saatin sonunda inandım ki sadece resim yapmakmış arzuları,inanılmaz sevindim.yaklaşık beş saat süren,bana beş dakika gibi gelen beş saat,dersin ortalarında oğlum geldi yanıma, söylemiştim istersen gelebilirsin diye,(çıkışta bir arkadaşına gitme sözü almıştı benden),yanıma geldi oturdu,ona bir sayfa kopardım defterimden verdim,eline kalemi aldı o da resim yapmaya başladı,bir müddet sonra çıkalım mı diye sordum,kafasını yaptığı resimden kaldırıp’’bitti mi ders’’dedi.hayır dedim,sıkılma diye söyledim,istersen çıkabiliriz.’’hayır anne’’dedi,’’bitene kadar duralım’’…Hem oğlumla gurur duydum,hem de böyle düşünmesini sağlayan o ortamdaki herkesle. Bu gün de İngilizce kursu için yine oradaydım.Aman bir heyecan,bir heyecan bende,dil öğrenmeyi çok istiyorum uzun zamandır ama bir türlü ona zaman kalmıyordu,tek başıma da beceremeyeceğim bir şey dil,yani ben öyle düşünüyorum.Bu dolu beyinle biri dürtüp kendine yer açmazsa girmez bir şey artıkJ.Bir topluluğun önünde ve bir öğretmen eşliğinde sırf rezil olmamak adına(bu da bir dürtme şekliJ)yavaş yavaş yol alabilirim dedim.Geçen hafta kayıt için gittiğimde oradaki görevli ‘’iki hafta oldu başlayalı ama pek bi ders görmediler’’demişti,bende buna dayanarak çok kaybım olmaz herhalde deyip kayıt olmuştum,6 hafta olmuş oysa altı ders yani ve içerde hep lise talebeleri,hoca ile konuştum önce yetişebilirsin gibi çokta anlamadığım bir şeyler söyledi,e bir gireyim dedim bende.Girdim,çocukların arasına oturdum,hoca girmeden önce şöyle bir fikir edineyim dedim,birkaçının defterini inceledim,sorular sordum,kolay yakalayamayacağım bir ara olduğunu fark ettim,ders başladı,hocamız geldi,masasına oturdu,bu arada birkaç kişi sessizce bir şeyler paylaşıyorlardı dersle alakalı,’’KONUŞMAYIN’’diye gürleyen bir sesle irkildim.O minicik,ufacık,gepegenç sevgili hocamız,kendinden nasıl çıktığını anlamadığım cadı dilinde bağırdıJ!!AZARLADI,içlerinde bir iki tane olan kocaman kadınları azarladı!!dondum,üzerime bir kova su dökülmüş gibi oldum,bana yardım etmeyeceğini,bunu zul göreceğini fark ettim,o altı dersi kendi çabalarımla evde geçerdim belki ama buna zaman yok evimde,oğlum yine gelmişti bir önceki gün gibi olacağını sanıp,o bağırdığı anda o da neye uğradığını şaşırdı,bir gün önce bana İngilizce hocasını sevemediğini,çok kaba davrandığını anlatmıştı,bende sana değildir,bir derdi vardır deyip kırılmasını engellemeye çalışıp,bir yandan da şu hocayla bir konuşalım bakalım diye kafamın bir kenarına not almışken üzerine bir de bunu yaşadı bir başka İngilizce öğretmeninden,artık hayatta sevdiremem ona İngilizce öğretmenlerini.Kalktım,defterimi topladım,tam çıkacakken dönüp yalancı bir tebessümle’’nereye’’dedi.Burası benim yerim değil dedim,’’nasıl’’dedi,yani bu kadar kaçırdıktan sonra siz bana yardımcı olamayacaksınız,bende yakalayamayacağım dedim yüzümde biraz önceki azardan kalan yargılayan bakışla.Başka zaman inşallah dedim,o bana bakıyordu öylece,masadaki kızlara gülümsedim uzaktan,kırk yıldır aynı yerde imiş gibi o on dakikalık paylaşımın yarattığı sevgi bağını gözlerinden fark ederek ‘’iyi dersler’’dedim ve kapıyı kapadım.Hem üzgünüm,hem haklı,çok istemiştim ama olmadı,demek ki başka bahara,ya da hiç,göreceğiz artık. İşte böyle dostlar,şimdi evimde,ben,oğlum,kızım hepimiz gripten serilmiş bir şekilde bu yazıyı hazırlamaktayım,paylaşmazsam olmaz.Değil miJ))) |
| Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder! |
• 2008-11-02 15:31:32 - İyi pazarlar..
| Yazan: ahmetde05 |
| İnsan faktörü ne kadar önemli.. Her meslekte görülebilen bu tür olaylar konu öğretme olunca değişiyor tabi ki.. Öğrenme azminiz sizde varolduğu sürece nasıl olsa bir yerde öğrenme ortamıyla buluşursunuz Sevil hanım.. Üzülmeyin derim.. Selamlar.. |
| Bağlantı |
• 2008-10-30 17:31:39 - canım yaaaa...
| Yazan: ilknur1959 |
| Çok geçmiş olsun canım arkadaşım.Ben de yeni atlattım.
İngilizce hocasına ben de çok kızdım yaaa...insanın şevkini kırıyorlar.Vaktiyle ben de bir ing. kursuna başlamıştım.Hoca erkekti,bana asılmaya başlayınca yarım bırkmıştım... Resim olayına çok sevindim:)))galiba oğlanın da yeteneği var,ne güzel. Sevgiyle öpüyorum. |
| Bağlantı |
• 2008-10-28 12:20:26 - Merhaba
| Yazan: cditt |
| Merhaba Sevilcim, adini hep merak ederdim ve bir gün sormayi düsünüyordum.Neyseki son yazinda ögrenmis oldum.Ilk önce cok gecmis olsun diyor en kisa zamanda iyilesmenizi diliyorum.
Bir kurstan bahsediyorsun bu kursun adini bana iletebilirmisin?Ankara'da yasayan kizkardesimle bunu paylasmak isterim.Gerci kendisi calisiyor ama hafta sonlari ya da ne zaman vakit bulabilirse belki kursa gitmek isteyebilir. Kucakladim Calibe Grill Düzenleyen kobieta gün: 28/10/2008 saat: 15:50 |
| Bağlantı |
• 2008-10-28 05:49:07 - geçmişler olsun
| Yazan: antartika |
| sevgili kobieta öncelikle sağlık, o yüzden sana ve ailene geçmiş olsun diyorum, bir salgındır var galiba, blogcudaki arkadaşlar dahil çoğu kişi hasta:(((bakalım bana ne zaman gelecek sıra:((( bir anne olarak, değişik şeyler öğrenme isteğin, hevesin taktire şayan bir şey, başkaları gibi 'Ayşe ne yapmış, Fatma şöyleymiş" dedikodu üretmektense, faydalı şeylerle vakit geçirmek,kendini geliştirmek...yalnız İngilizce hocasına kızdım, demek ki, işini sevmeden yapıyor, belki de hocalık ona göre bir iş değil, ama inan tüm öğretmenler aynı değil, bir gün cesaretin gelirse yine ama başka bir yerde, başka bir kursta İngilizce veya başka bir dil için girmeni öneririm, tüm öğretmenler ona benzeyecek değil...sevgilerimle |
| Bağlantı |










• 2008-11-05 20:23:41 - İngilizce kursu