• 9/11/2008 - Çok Yazık..
29 Ekim'de Can Dündar'ın "Mustafa" isimli filmine gitme gafletinde bulundum. Dündar filminde büyük bir mucizeden bahsediyor… Birkaç sefer özenle altı çizildiği üzere karı-kız düşkünü, bir oturuşta mutlaka bir büyük rakı içen, bugün karşılaşsanız, eline bir psikiyatrın kart vizitini tutuşturup "aman bir an evvel bu numaradan bir randevu al kendine" dedirtecek derecede vahim kişilik bozukluklarına sahip, çok zengin bir kadın için sevgilisini terk edip onun intiharına neden olan, çocukken yediği bir dayak üzerine yıllarca içinde bitmek bilmeyen bir kini biriktirip, sırf bu sebeple ülkeyi laiklikle buluşturarak, modern eğitimi başlatarak, dini eğitim veren kurumda yediği dayağın öcünü alan birisi… Sadece bu kadar mı sandınız? Elbette hayır! Cephedeki cesaretine bir kez olsun değinilmeyen Mustafa'nın geceleri karanlıkta uyuyamadığını Film, Mustafa'nın "dinsiz" olduğunu vurgulamak üzerine kurgulanmış. Kurtuluş savaşını desteklerini alabilmek için dindar kesimleri ve kurumları kandırmış, sonra işi bitince de onların ipini çekmiş. "Dinin afyon etkisi" üzerine söyledikleri filmde sık sık yer alırken, Ramazan ayında içmediği, Kur'an tercümesi yapan özel bir görevli yardımıyla dini anlamaya çalıştığı ve malum çevrelerin sıkı adamı Nevzat Yalçıntaş'ın ortaya çıkardığı üzere Hz. Muhammed'in mezarını yıkmak isteyen Suudiler'e "orduları gönderirim, ayağınızı denk alın" mealinde bir telgraf yollayarak mezarı yıkılmaktan kurtardığı, vb. birçok bilgi seyirciden özenle saklanmış. Kurtuluş savaşı harita üzerinden ve birkaç basit sahneyle "oldu da bitti maşallah" tadında kestirme yoldan anlatılmış. İnsanda, tüm milli direnişin ve çarpışmaların kısacık bir sürede tamamlandığı ve memleketin kolayca kurtulduğu hissi uyanıyor. Film, sürekli not tutmak suretiyle tekrar tekrar izlenir ve derin yapısını çözmeyi amaçlayan bir gözle incelenirse, yukarıda yazdığımdan çok daha fazla Mustafa aleyhtarı unsur kolaylıkla listelenebilir. Aktardıklarım, bir çırpınışta aklıma gelebilenlerden ibarettir. Dündar filminde büyük bir mucizeden bahsediyor… Çünkü Dündar'ın Mustafa'sı, bırakın çeşitli devletlerce işgâl edilmiş bir ülkeyi düşmandan temizleyipyeni bir ülke kurmayı, bir sürüye çobanlık yapmayı bile beceremeyecek bir adam. Ancak nasıl oluyorsa Türkiye'yi kuruyor! Yani film bir mucizeyi anlatıyor… Oysa ki savaşlar ve şehitler kan kırmızısıdır. Yepyeni bir devletin kuruluşu ve bir ulusun şahlanışı buz gibi gerçektir. Mucizeler ise ancak masallarda anlatılır.* Yazdığı ve yönettiği masalla Can Dündar, görevini ifşa etmiştir. Misyonu tamamlanmış bir görevli olarak kesinlikle eserini bir masal kitabı olarak da yayınlamalı ve hak ettiği Nobel ödülünü almalıdır!* İnsan olduğu için hatalar yapmıştır fakat hatalarıyla doğrularını iki ayrı kefeye koyup da hakikâti göremiyorsak, içimizdeki vicdanın terazisine yazıklar olsun! http://groups.yahoo.com/group/Kuvayi_Milliye_Cephesi/ Arkadaşlar bu filme bende gitme gafletinde bulunanlardanım,Atatürk'ü tanımadığım için de değil inanın,saçma sapan küfürler üzerine kurulmuş,Türk milletini yozlaştırmak ve kültür şokuna sokmak için yapılan bir takım adına film dedikleri şeylerden daha çok seyirciyi hak etsin,etsin de,insanlarımızın güzel şeylere hala,inadına değer verdikleri görülsün istediğim için..Gittim,gittim ve sanki ihanet etmişim gibi bir duygu ile,çocuğumun yanlış anlamış olabileceği korkusu ile,çıkar çıkmaz hemen ilk önce o çirkin etiketleri (Atatürk hakkındaki)kafasından atsın diye uğraştım.Benim o filme(bu arada yıllardır sinemaya gitmemiş biri olarak gittim bu filme)gitme nedenlerimin başında Atatürk kadar Can Dündar adını görmem vardı.İhanete uğramış gibiyim arkadaşlar.Ve ihanete ortak edilmiş gibiyim.Bir şekilde güzel bir oyuna geldim.Ve herkesin de sırf bu film tavan yapsın diye gideceğini biliyorum,böylece o çirkin oyunun ikinci perdesi de kurulmuş olacak.Böylece yanımıza aldığımız Atatürk'ünü tanısın istediğimiz çocuklarımızı Can efendiden sonra bizde zehirlemiş olacağız.Can dündar bu filmi belgelerle yaptığını söylüyordu geçen akşam bir programda,sormak isterdim,filmdeki karalamalar belgeler ile değil,tamamen arkadan konuşan sesin ağzından dökülüyordu.Ve yine aynı programda kullandığı bazı sözler için de pişmanlık belirtiyordu,Can beyin''hay allah,düşünemedim''!!!dediği sözler ise en vurucuları nedense,en aşağılayıcıları Atatürk'ü, |
| Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder! |










• 2008-11-10 20:10:05 - Can Dündar?
Yaptığı filmde de gerekli yerlere " ben aslında sizin taraftanım" mesajını vermiştir.