• 21/11/2008 - Zehirli Havaya Bitkisel Çözüm...
| |||||||
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 30/4/2008 - SAĞLIK ÖNEMLİDİR !!
Bir kaç ay önce bu blog'da ilk yazmaya başladığım zamanlarda,paylaşmak istediklerim arasında doğal otlar ve nerede,nasıl kullanıldıkları hakkında bilgiler de vardı.Nedense ilk günler bir iki sorunun haricinde hiç soru gelmedi bana.Sanıyorum biz millet olarak çokta ciddiye almıyoruz doğanın faydalarını,hepimiz kulaktan dolma da olsa küçük,büyük bazı bilgilere sahibizdir ama iş kullanmaya,yapmaya geldiğinde tembellik ediyoruz,dolaptan bir ilaç almak daha pratik geliyor:))Ne dersiniz,sağlığımızı tehdit eden bu kadar çok şey varken ve hala tanrının sundukları duruyorken(birgün bulamayabiliriz,eğer böyle devam edersek emin olun fazla dayanamayacak doğa)onlardan yararlanalım. Sağlıcakla kalın dostlar.
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 30/4/2008 - UZUN YAŞAMAK İÇİN İPUÇLARI..
*Az kalori alın.Az kalori yaşam süresini uzatır.Öğün aralarında taze meyveden başka bir şey yememeye dikkat edin. *60 yaşından sonra günde üç öğünden fazla yemeyin.Mümkünse akşam yemeklerini kaldırın ya da 18:00'dan sonra yemeyin. *Bol sebze,meyve,kurubaklagil tüketerek yeterli anti-oksidanları alın.Gerekirse C vitamini,E vitamini,Koenzim,Q-10,Pycnogenol,selenyum vb. kullanın. *Bol su içmeyi ihmal etmeyin. *Çevre kirliliğinden korunun(nasıl olacaksa) *Haftada üç-dört gün yarım ya da bir saat yürüyün ve 10 dakika kas güçlendirici egzersiz yapın.Bahçe işleri çok daha işe yarar. *Sigara içmeyin ve sigara dumanı olan ortamlarda durmayın. *Günde bir bardak kırmızı şarap dışında alkol almayın. *Seks hayatınızda aktif olun. *Yeterli ve düzenli uyku için özen gösterin. *40 yaşın üzerinde iseniz günde 100mg.kalsiyum,400 IU E vitamini,400 mcg.folik asit alın. *Besinlerle ya da bitkisel hormonlarla hormon yetersizliğinizi giderin. *Tansiyonunuzu ve kolesterolünüzü normal değerlerinde tutmaya özen gösterin. *Stresle başa çıkmayı öğrenin. *Dünyaya iyimser bakan bir yaşam biçimi benimseyin.Sosyal ilişkiler kurun,meditasyon yaparak stresten uzaklaşın. *Yaşamınız boyunca okuyup öğrenmeye ara vermeyin. *Sosyal ilişkiler kurun ve etkinliklere katılın.
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 30/4/2008 - YERİ GELMİŞKEN !!
Arkadaşlar hazır sağlıktan bahsediyorken,size harika bir içecek tarifi vermek istedim.Çok kolay ve nefis bir içecek bu.Ben adına(Perilerin Şarabı)diyorum.Öğlen ve akşam yemeklerinden sonra yarım bardak içmek kardiovasküler sisteme ve hazma çok iyi geliyor.Hepinize bu yapımı kolay içeceği tavsiye ediyorum. MALZEMELER *İyi bir şişe sek beyaz şarap. *1 tutam taze kekik *Yarım yemek kaşığı muskat *Yarım yemek kaşığı zencefil *Bir parmak boyunda çubuk tarçın *Bir tutam kuru üzüm. Şarabın üzerinden bir bardak kadar alın,bütün malzemeyi içine koyun,şişede yer kaldıysa aldığınız şaraptan ekleyin.Şişeyi kapatın ve güneş almayan,serin bir yerde 2 hafta bekletin.Sonra süzüp kapayın.Her kullanımdan sonra sıkıca kapamayı unutmayın.Sağlığınıza:))) |
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 27/2/2008 - ÇAKRA MEDİTASYONU
Selam sevgili blog dostları:)).Daha önceki yazımda size çakralardan ve onların düzgün çalışmasını destekleyen taşlardan bahsettim. Şimdi de çakralarımızın düzenli çalışması için yapabileceğimiz basit bir meditasyon öğrenmeye ne dersiniz?Bir çok rahatsızlığınızın gerileyeceğini göreceksinizBirinci adım olarak olabilirse eğer,sabah ve akşam aynı saatlerde yapmanızı öneriyorum,ikinci adım ise temiz,rahat giysiler giyip,evinizin en sakin köşesini seçmek meditasyon için.evet şimdi gelelim neler yapacağımıza... Kendinizi en rahat hissettiğiniz pozisyonda oturun(bir rahatsızlığınız varsa uzanabilirsiniz),sırtınız düz bir çizgi halinde olmalı,kan akışını sıkıştıracak herhangi bir şekilde oturmamalısınız.Seviyorsanız etrafınızı bir kaç tütsü ve mumla (çakralarınıza uygun renklerde)renklendirebilirsiniz,bu konsantrenizin de artmasına yardım edecektir.Gözlerinizi kapayın,derin bir nefes alıp 4'e kadar sayın ve yine 4'e kadar sayarak verin,sadece nefeslerinizi sayarak bir kaç kez tekrarlayın,rahatladığınızı,daha relax duruma geldiğinizi hissetmeye başlayana kadar sürdürün bunu.Bu rahatlamanız için iyi bir yöntemdir.Gözünüzün önüne aşağıdan yani kök çakradan başlayarak,çakra renklerini getirin,yapamıyorsanız onun rengindeki bir eşyaya bakarak canlandırmanıza yardımcı olun.Her renkte o rengin ifade ettiği çakrayı düşünün,ne kadar öbür çakralarınızla uyumlu ve ne kadar düzgün çalıştığını düşünün ve gözünüzde canlandırmaya çalışın.Yukarıdan aşağıya sırası ile çakra renkleriKök Çakra(cinsel organla anüs arasındadır)Rengi Kırmızı'dır.Göbek Çakra(Göbeğin bir iki santim altındadır)Rengi Turuncudur.Güneş Sinir Ağı(Göbeğin bir iki santim yukarısındadır)Rengi Sarıdır.Kalp Çakra(Kalbin olduğu bölgedir)Rengi Yeşildir.Boğaz Çakra(boğazımızın ortasındadır)Rengi Mavidir.Üçüncü Göz Çakra(Alnımızın ortasındadır)Rengi Mordur.Tepe(Taç)Çakra.Başımızın En Üst Noktasındadır.Rengi Beyazdır.Teker teker hepsini gözünüzün önünde canlandırıp onların uyumlu ve doğru(saat yönünde)çalıştıklarını imgeleyin.Bunu 15 dakika kadar yapın,sonra yavaşça,ne kadar huzurlu,sağlıklı ve mutlu olduğunuzu düşünerek meditasyonu bitirin.Evet sevgili blog dostları,bu çok basit bir yöntem,benim sık sık yaptığım basit bir meditasyondu,şimdi sizinle de paylaştım.Uygun renkler,uygun tütsüler bütün meditasyon çeşitleri için sonuca daha kolay vardıran yardımcılardır,sizde bunlardan yardım alın.Daha önceki yazımda çakraların düzgün çalışması için taşların öneminden bahsetmiştim,sonra o konuya bunu da eklemem gerektiğini düşündüm ve yaptım gördüğünüz gibi:))Kalın sağlıcaklar dostlar. |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 22/2/2008 - Hangi Çakra İçin Hangi Taşı Taşımalısınız
Selam sevgili blog'um,yine ara verdim değil mi,kızma lütfen:))hayatın benim için ne kadar dolu dizgin gittiğinin farkındasındır.Şimdi de öyle duygulardan,yaşanmışlıklardan değil de,bilenlerin bildiği,bilmeyenlerin de işine yarayacağını düşündüğüm bir konuda aydınlatmak istiyorum bize misafir gelenleri.Vücudumuzun 7 enerji noktası var ve bu enerji noktaları sağlıklı çalıştığında bizimde ruh-beden dengemiz düzene girer,daha güçlü ve sağlıklı bireyler olarak,hayatı daha verimli yaşayabiliriz.Kısaca çakralara(chakra) bakalım önce. 1.KÖK ÇAKRASI :Üreme organları bölgesindedir.Uyumsuz çalışırsa egoizm,dürüst olmama,endişe,herşeyin zor gelmesi,öfke ve güvensizlik duyarız. 2.ALT KARIN ÇAKRASI:Göbeğin alt kısmındadır,düzgün çalışmama durumunda böbrek ağrıları,prostat,cinsel soğukluk,sorunlu regl,suçluluk duygusu,mükemmelliyetçi ve eleştirici olma durumları yaratır. 3.GÜNEŞ SİNİR AĞI ÇAKRASI:Göbeğin iki parmak üstünde olduğu varsayılır.Düzgün çalışmama durumunda konsantrasyon eksikliği,zihinsel dağınıklık,tatminsizlik hali,hayal kırıklığı,hazım sorunları,hayal kırıklığı ve huzursuzluk hissedilir. 4:KALP ÇAKRASI:Kalp merkezli bölgededir.Düzgün çalışmama durumunda kırılganlık,gerilim,her türlü bağımlılık ve kendine acıma ile kendini belli eder. 5:BOĞAZ ÇAKRASI:Boğazın ortasında olduğu varsayılır.Uyumsuz çalıştığında gereksiz konuşma ya da konuşamama,kendini bastırılmış hissetme ve kendini ifade edememe gibi sıkıntılar yaratır. 6:ALIN ÇAKRASI(ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI):İki kaşın ortasında olduğu varsayılır.Düzgün çalışmadığı durumlarda bunalım,depresyon,aşırı ego,maddiyatçılık,kibir ve disiplinsizliğe sebebiyet verir. 7:TEPE ÇAKRASI:Kafatasının üst noktasında olduğu varsayılır.Düzgün çalışmama ya da tıkanıklık durumunda uyku bozuklukları,kararsızlık,olumsuzluk,neşesizlik,kötü hafıza,aşırı sinir ve sık sık başağrıları gibi sıkıntılar yaratır. Evet kısaca böyle anlatabildim.Sağlıklı bir bireyde bu 7 çakra düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışır.Şimdi gelelim hangi taş hangi çakranın doğru çalışması için yardımcı olduğuna.
KÖK ÇAKRA:Akik:ciddiyet,dayanıklılık ve sukünet sağlar,cinsel organları aktive eder. Hematit:Güç ve enerji verir,gizli enerjileri hareket ettirir ve zayıflıkları önler,hastalıktan sonraki iyileşme dönemini destekler. Kırmızı Yeşim Taşı:Alçak gönüllülüğü ve bencil olmamayı öğretir. Lal:İrade ve özgüven ve başarı sağlar,cinsel dürtüleri dönüştürücü,canlandırıcı bir enerjiye dönüştürür. Kırmızı Mercan:Yaşamsal akıcı enerji verir,kan hücrelerinin yapılanmasını destekler. Yakut:Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal enerji verir.
ALT KARIN ÇAKRASI:Karnel(kırmızımsı Akik):Dünyanın yaratıcı enerjisi ile ilişki kurmanızı sağlar.Tamamen şimdiki zamanda yaşamanıza yardım eder ve zihninizin yoğunlaşma gücünü arttırır,yaratıcı güçleri canlandırır. Ay Taşı:Sizi duyarlı,Alıcı ve mükemmel yanlarınızla birleştirir ve bu yönünüzü kabullanip kişiliğinizle bütünleştirmenize yardım eder.Tıkanmış lenf bezlerini temizler.
GÜNEŞ SİNİR AĞI ÇAKRASI:Kaplan Gözü:Zihni keskinleştirir ve hatalarımızı görüp ona göre davranmamıza yardım eder. Amber:Sıcaklık ve güven sağlar.Sahip olduğu güneş enerjisi daha çok neşe ve berrak ışık yoluna iletir.Karaciğeri temizler ve güçlendirir. Topaz:İçimizi güneşin enerjisi ile doldurur.Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır.
KALP ÇAKRASI:Kızıl Kuvars:İncelik,şefkat ve sevgiyi cesaretlendirir.Kalbinizde kabalık,düşüncesizlik ya da ilgisizlikten doğan yaraları iyileştiren titreşimler verir ve sevgiyi özgürce alıp verebilmesi için ruhu açar. Turmalin:İyileştirici özelliği vardır.Uyum ve sağlığı düzeltmek için kullanılır. Zümrüt:Her şeyi kucaklayan sevginin taşıdır.Sevgiyi güçlendirir ve derinleştirir. Yeşim Taşı:Huzur,bilgelik,adalet ve alçak gönüllülük verir.Huzursuzsanız sizi rahatlatıp,huzur içinde,mutlu rüyalar göreceğiniz bir uykuya hazırlar.
BOĞAZ ÇAKRASI:Akuamarin:Ruhunuzu içinizdeki genişliği yansıtan bir aynaya dönüştürür.Onunla ruhunuz sevgi ve şifa kanalı olabilir. Turkuaz:Pozitif enerjiyi emer,bedeni ve ruhu negatif etkilerden korur. Kadıköy Taşı:Tiroid bezi üzerinde olumlu etkisi vardır.Konuşma ve yazma yoluyla yaratıcılığı arttırır.
ALIN ÇAKRASI(ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI):Lapis:Kozmostaki güvenlik duygusunu ruhumuza iletir,sezgimizi ve iç görümüzü uyararak maddi dünyanın gizli anlamını anlamamızı sağlar ve ardındaki enerjinin bilincine vardırır. Sodalit:Zihnimizi saflaştırır ve daha derin düşünmemizi sağlar,ışıması bize dinginlik verir ve sinirlerimizi güçlendirir.
TAÇ ÇAKRA:Ametist:Korkuyu ve uyumsuzluğu çözen canlı bir dinginlik verir.Evrendeki enerjilere güven duymamızı sağlar,zihnimizi sonsuza yönlendirir,meditasyonun etkilerini güçlendirir. Kaya Kristali:Ruhumuzun evrensel ruhla birleşmesine yardım eder,tıkanıklıkları çözer ve bize yeni enerji ve koruma sağlar.
Sevgili dostlar,öyle umuyorum ki bu bundan sonra taş almak istediğinizde size yol gösterir.Evrendeki hiç bir materyal boşuna yaratılmamıştır,sadece bize neyin nerede kullanılacağını bilmek kalıyor.Özellikle Ametist(benim taşım)hemen sorunda işe yarar.Hele öncesinde çakra meditasyonu yapıyorsanız ve sonra üzerinizde uygun yerlerde bu taşları kullanıyorsanız inanın etkilerine şaşıracaksınız.Kalın sağlıcakla...
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 12/2/2008 - RENKLERİN ENERJİSİ
Tekrar merhaba yürek dolusu,sevgili blog'um.Bu gün arkadaşlarımla konuşurken renklerden bahsettik.Kimi kırmızıyı severim dedi,kimi siyahı.Aklıma geldi,gerçekten de bazı renkleri sever,onları daha çok hayatımızda bulundururuz ama nedenleri hakkında düşünmek bile aklımıza gelmez değil mi?Aslında taşlar,tütsüler ve bunlar gibi objeleri genellikle iç dünyamızın karmaşasından kurtulmak ve ışığı bize en yaralı hale getirmek için kullanırız.Boşuna değildir hastahanelerimizin daha çok mavi,yeşil ve beyaz olması.Ben ana renklerin genel açıklamasını yapmak istedim.Eminim bunu bilmeyenler çoğunluktadır ve bu yazıdan sonra daha seçici olacaklardır.Aslında biliyorum ki o an,öylesine,hiç bakmadan sırtımıza geçirdiğimizi sandığımız herhangi bir renk'te bu amaca hizmet eder.Sadece biz farkında değilizdir onu neden seçtiğimizin.Ama ruhumuz gayet iyi bilir ve onu seçtirir bize.Evet gelelim renklere. MAVİ:Dinlendirici,rahatlatıcı ve huzur vericidir.Gergin dönemlerde gökyüzüne bakmak(açık olduğunda)rahatlatır.Çözümsüz hissettiğiniz ve karmaşık duygular içine girdiğinizde üzerinizde ya da çevrenizde mavi rengi bulundurmak sizi rahatlatır. YEŞİL:Değişimin ve dönüşümün rengidir.Mavi ve Sarının karışımıdır.Bir değişim süreci içinde bulunuyorsak ve bunun sıkıntısını yaşıyorsak, evimizde ve çevremizde(üzerimizde)bu rengi bulundurmamız gerekir.Böylece çok daha kolay ve doğru karar veririz.Değişim enerjisi bu renkle harekete geçmeye başlar.Yeşil rengin fazlası denge bozulmasına ve huzursuzluğa sebep olur.Bunu Turuncu renkle dengelemek gerekir. KIRMIZI:Yüksek potansiyelli enerjinin rengidir.Heyecanlı,sabırsız ve yoğun duygular verir.Kırmızının fazla olduğu ortamlarda bu duygular ortaya çıkar.Sporcularda çok işe yarayan bir renktir.İş ortamında bulundurmakta fayda vardır.Fazlası enerji fazlalığı yüzünden hasta edebilir.Bu durumda enerji fazlalığı akıtılmalıdır.Bu rengi dengelemek için Yeşil,Mavi ve Turkuaz renklerini kullanmak gerekir.Kırmızı et ve kırmızı renkli bitkiler fazla tüketildiğinde vücutta bu rengin fazla birikmesine sebep olur.Bu yüzden kırmızı enerjisi fazla olan kişilerin bu tip yiyeceklerden bir müddet uzak durması gerekir.Buna karşılık depresif,kendini yorgun halsiz ve isteksiz hisseden kişilerin etraflarında kırmızı renk bulundurmaları ve kırmızı renkli yiyeceklerle beslenmeleri gerekir.Böylece ihtiyaçları olan enerjileri alabilirler. SARI:Hayatın,canlılığın,aktivitenin ve iletişimin rengidir.Bu rengi seviyorsanız insan ilişkilerini,kalabalıkları,hareketi ve haberleşmeleri seviyorsunuz demektir.Sarının yaydığı enerji,entellektüel faaliyeti ve zihinsel potansiyeli harekete geçirir.Sarı rengi dengeli ve güçlü olarak kullanmayı başaran tipler.son derece hızlı düşünür,akıcı konuşur ve hızlı hareket ederler.Gözlemci,pratik,dikkatli ve yeni istekler peşinde koşan bu tipler,farklı kültürleri tanımak,ilginç gruplar içine girmek,görülecek ne varsa herşeyi görmek ister.Son derece sempatik,esprili ve dostça yaklaşımları ile,bütün davetlerin aranılan popüler tipleri haline gelirler.Sarı rengin fazla kullanıldığı durumlarda,kinci ve yıkıcı bir tavır içine girerler(olumsuz.karanlık ve depresif).Yalnızlıktan hoşlanmazlar.Böyle durumlarda mor rengi kullanarak,sarı rengin enerjisini dengelemek gerekir.Mor renkli yiyecekler,giysiler ve çevrede mor renk bulundurmak gerekir.Sarı rengin eksik olduğu durumlarda düşünce akışı zayıflar,iletişim kopuklaşır ve yeniliklere duyulan heyecan kaybolur.Böyle durumlarda sarı renkli yiyecekler yemek,hem çevremizde,hem üzerimizde sarı renk bulundurmak gerekir. Bu günlük bu kadar sevgili blog,okuyan herkese sağlık, sevgi ve huzur dilerim... |
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |
• 12/1/2008 - Doğal Şifa Terkipleri 1.
Arkadaşlar,biraz önce kocamaan bir yazı yazdım,kaydet butonuna basmadığım için olsa gerek keydetmemiş ve şimdi yayınla dediğimde hiç bir şey olmadı.Bütün yazı yok oldu.Çok üzüldümm.Sanırım tecrübe kazanıncaya kadar böyle aksilikler yaşayacağım.O yazıda şu an girip olduğumu ve hala,şu saatte ayakta olabilmemin neden kaynaklandığını anlatmıştım.Şimdi,ikinci kez o kadar uzun ve açıklamalı yazamayacağım,yoruldum:)).Sadece nasıl hem grip,hem snüzit,hem azgın bir bronşitle nasıl yatakta olmadan,güzel güzel geçinilebileceğini anlatmıştım.Evet kendime neler hazırlıyorum,anlatacağım.Ama önce bir tek şey,hastalıkların insanın zayıf taraflarına,zayıf olduğu anlarda(bu bilimsel olarak ta kanıtlanmıştır)o zayıflığa dikkat çekmek amaçlı olduğuna inanırım.Ve hiç bir hastalığa gereğinden fazla hoşgörü göstermem.Yani gerekeni kendimce yaparım ama ona esir olmam.Şimdi genel sağlığın iyi ise,bir grip ya da günlük,geçici bir hastalık zaten fazla da zorlamaz diyenleri duyar gibiyim:)inanın dostlar öyle değil.Bir çok önemli ve ciddi rahatsızlıklarım var benim.Doktorlarıma göre ayakta kalmam,hatta hayatta kalmam bir mücize emin olun.Yine de ayaktayım görüldüğü üzere ve bu saatte bile.Bu bile haklı olduğumu göstermeye yeter sanırım.İnanın bana ve siz de deneyin,içinizi dinleyin.Bilim insanları Kanser'in bile başlangıcında ani bir korku şokunun bulunduğunu kabul ediyor.Ani bir acı,ani bir korku hücrelerde ani bir değişikliğe sebebiyet veriyor ve ortaya çıkan somut gibi görünen sonuca biz bir hastalık adı veriyoruz.Bu ve daha bir çok sebepten ötürü,çok zorlanmadığım müddetçe pekte sıcak bakmam ilaçlara,önce doğal yoldan iyileşmeye,sonra daha da zorlandığımda ancak,tıbbi yardım almaya gerek görürüm.Tabi bu bir seçim.Herkes kendi özgür iradesi ve araştırıp geldiği sonuca göre bir bakış edinir yıllar içinde.Bu benim hikayem ve benim doğrularımın yolunda yazılacak.Şimdi gelelim neler yaptığıma.Birincisi şifa çayım,ikincisi zencefil,bal karışımım,üçüncüsü aspirin limon karışımım.Bu üç doğal ilaç(Aspirin biliyorsunuz her gün bir başka faydası bulunan,buna karşılık tansiyon hastaları ve kanama problemi olanlar dışında hiç bir zararı olmayan,yan etkisi olmayan ,ilaç adı altında iyi birşey:)Mideniz iyiyse bile demiyorum,çünki o kadar çok çeşidi varki,benim safra kesem alınmıştı bir zamanlar,midemde kullandığım ilaçlardan dolayı çok hassastır,böyle olmasına rağmen hiç problemim olmadı aspirinle.Ama normal aspirin değil kullandığım.Üzerinde asinpirin yazan türü.Alman-İngiliz aspirini de deniyor sanırım,onu kullanıyorum.Evet gelelim nasıl kullandığıma.Sabah kalktığımda şifa çayımdan bir koca bardak,balla karıştırıp içiyorum,şeker hastaları normal bal yerine kestane ya da acı bal denen balı kullanabilir.sonra kahvaltımı yapıp,bir limon suyuna kattığım iki aspirini eritip içiyorum,üzerine zencefil ve bal karışımından bir kahve kaşığı yutup,gün içinde üç kez şifa çayı ve zencefil bal karışımını tüketiyorum.Ve gördüğünüz gibi,normalde yatakta geçecek süreyi gayet normal bir süreç gibi yaşıyorum.Tabi ki biraz kırıklık,hafif boğaz ağrılarım oluyor ama hayattan alakoyacak kadar değil dostlar.Genel olarak böylesi bir durum hiç te ayakta bırakmaz insanı,ben burada yazı yazmakla meşgulüm.Harika değil mi?Arkadaşlar,öğrenmek, sormak istediğiniz,hastalık,güzellik vs. terkiplerini(bu konuda ciddi bir birikim sahibiyim)yayınlamaktan onur duyacağım.Minicik te olsa size faydam olursa kendimi işe yaramış hissedeceğim.Bu blog'un yapılma sebeplerinden biri de bu paylaşımdı benim için.Evet gelelim tariflere... Şifa Çayı 2.Limon(iyice yıkanıp kabuğu ile beraber doğranacak) 2.Elma(yıkanıp kabuğu ve çekirdeği ile birlikte doğranacak) 2.Havuç(yıkanıp doğranacak) 2.Demet Maydonoz(iyice yıkanıp olduğu gibi kullanılacak) 40.Adet Kuşburnu(yıkanacak) Bir iki parça Zencefil(olduğu gibi kullanılacak) Bütün malzeme söylenildiği gibi yapılıp düdüklü tencereye konulur.Üzerine 2-2,5 litre iyi su konup kapatılır.Kaynayınca altı kısılıp 45 dakika pişirilir,soğumaya bırakılır.Ilınınca açılıp bir süzgece dökülür.Tabi süzgecin altına o suyu alacak bir kap konulacak.(Düşünebiliyormusunuz,ya bunu yazmayı unutsaydım:)).süzgeçte kalan malzemelerin iyice suyunu bastırıp aşağıdaki kaba akması sağlanır.Alınan su cam kavanozlara paylaştırılır.Buzdolabına kaldırılır.Ben gün içinde tüketeceğim kavanozu geceden mutfak tezgahına çıkarıyorum.Böylece oda sıcaklığına gelmiş oluyor.Sabah kahvaltıdan önce içine bir kaşık bal katarak içiyorum.Daha sonra kahvaltımı yapıp bir limonun suyunda iki aspirini eritiyorum ve içiyorum.Gün içinde de 4 kez(sabah,öğlen,akşam,gece yatmadan önce)zencefil-bal karışımını öksürük ve boğaz ağrım için yutuyorum.Ve kendimi hiç te güçsüz hissetmiyorum.Yaptığınızda dostlar,siz de göreceksiniz,ne kadar kolay geçiştirilebildiğini.Ha bir de günde bir kez de portakal ve narı sıkıp,karıştırıp içiyorum.Günümüzde hemen herkesin yukarda yazdığım bitkilerin faydaları ile alakalı az çok bilgisi olduğunu varsayarak tek tek açıklama yapmadım.Genel olarak,zencefilin öksürüğe,c vitamini ve narın koruyucu ve antioksidan özelliğine,maydonozun iltihap giderici ve metabolizma hızlandırıcı,vucuttaki su toplamasının giderilmesine,balın içindeki şifai özelliklere dair bilgisi vardır.Bu yüzden burada değil de sorulduğunda cevaplamayı tercih edeceğim.Evet dostlar,emin olun burda yazmaya zaman harcadığımdan çok daha kısa sürede olan şeyler bunlar.Yapın göreceksiniz.Şunu da söylemek istiyorum yeri gelmişken,ben bu şifa çayını sadece grip olduğumda değil,yılda bir yada iki kez kür gibi yaparım,sadece o zaman içine bal katmıyorum,emin olun tadı o kadar güzel ki,gerek te olmuyor bala.Metbolizmayı hızlandıran,vücutta biriken suyu atan,dolayısı ile de daha iyi hissetmenizi sağlayan bir çay bu,bağışıklık sistemini ciddi anlamda güçlendiriyor.Bu sene yapamadım ne yazık ki.Gribim bahanesi oldu.Birde bir dip not daha;ben tansiyon hastası bir kadınım,hastalıklarım ve bağışıklık sistemim yeterli korumayı yapamadığı için ufacık bir kesikte bile kanamayı durdurmakta zorluk yaşarım.Yine de aspirin kullanırım ve bu hastalıklarıma en ufak yan etkisi olmadı.Tabi ki bu tarz hastalıkları olanlar kendi metabolizmalarını benden iyi bileceklerdir.Bu sadece bir dip yazı.Sevgili dostlar,şifa,güzellik,bakım vs. hakkında sormak,bilgi almak için ve yorumlarınız için bana yazabilirsiniz.Onlara cevap vermek ve bir nebze bile bir fayda sağlayabilmek benim için zevk olacaktır.Kalın sağlıcakla.... |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı |









